CHP

TUTDERE’DEN SOYLU’YA: TÜTÜNCÜNÜN YAKASINDAN ELİNİZİ ÇEKİN, YAPILAN BASKILARI DURDURUN

CHP Adıyaman Milletvekili Av. Abdurrahman Tutdere, İçişleri Bakanlığı 2020 yılı bütçesinin görüşüldüğü Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Bakan Süleyman Soylu’ya polislik sınavlarındaki objektiflik kriterlerinin gözden geçirilmesi için çağrıda bulundu ve tütün satıcılarına yapılan baskılara değinerek "Adıyamanlı tütüncünün yakasından elinizi çekin, tütüncülere yapılan baskınları durdurun." dedi.

TUTDERE’DEN SOYLU’YA: TÜTÜNCÜNÜN YAKASINDAN ELİNİZİ ÇEKİN, YAPILAN BASKILARI DURDURUN

25 Kasım 2019 23:25
-A

+A

Milletvekili Av.Tutdere komisyon toplantısında yaptığı konuşmadan satırbaşları şöyle; 


GELENEKSEL TÜTÜN SATIŞI YAPANLARA BASKIN YAPILIYOR

“Adıyaman, Diyarbakır, Batman, Hatay başta olmak üzere, Türkiye'nin değişik bölgelerinde üretilen ve geleneksel anlamda üretimi, satışı yapılan sarmalık tütünle ilgili birkaç hususu belirtmek istiyorum. Adıyaman'da yapmış olduğunuz ziyaret kapsamında tütüne yönelik size yöneltilen bir soruya aynen şu cevabı vermiştiniz, belki siz de hatırlarsınız: ‘Ben tütüncünün çilesini, cefasını çok iyi bilirim. Tütüncünün, tütünün binbir emekle, ne büyük zahmetle üretildiğini en iyi bilenlerden biriyim’ dediniz ve o konuşmanızdan sonra Adıyaman'daki bütün tütüncüler, bütün tütün üreticileri gerçekten umutlanmıştı. Ancak bugün tabloya bakıldığında geleneksel anlamda üretimi, satışı yapılan bu tütüne yönelik özellikle jandarma ve polis tarafından Türkiye'nin her tarafında çok ciddi baskınlar yapılıyor. İstanbul'da son bir haftada tütün satan, özellikle Adıyaman tütünü satan adreslere operasyonlar yapıldı, tütünlere el konuluyor, tütün satan üreticiler, tütün satan kişiler saatlerce gözaltında tutuluyor ve kendileri hakkında yüksek oranda idari para cezaları öngörülüyor. Daha bugün Adıyaman'dan gelen bir kargo aracında -Tarsus sınırında, yine yol kontrolü sırasında- tütünlere el konuldu, sabahtan beri birtakım görüşmeler gerçekleştirdik, ancak sonucun ne olacağı daha belli değil.


“YERLİ VE MİLLİ TÜTÜNE YAPILAN KAÇAK MUAMELESİNİ ANLAMAK ZOR”

Türkiye'nin her tarafında şu anda bu yerli ve millî olan, yüz yıldan beri bu topraklarda yetiştirilen bir ürün tütün. Bu ürüne yönelik Bakanlığınızın, özellikle jandarmanın, polisin bu uygulamaları bütün tütüncülerde gerçekten büyük bir üzüntü yaratmaktadır ve hepsinde büyük bir korku ve endişe yaratmaktadır. Çünkü insanların kendi çocuklarıyla, eşiyle birlikte ürettikleri ve satarak çocuklarının harçlığını karşıladıkları, askerdeki Mehmetçik'in harçlığını gönderdiği, okuldaki öğrencinin harçlığını gönderdiği bu ürüne böyle bir zulmün uygulanmasını anlamak gerçekten çok zor. 


“YERLİ TÜTÜN, YURTDIŞINDAN GELENLERDEN AYRILMALI”

Sayın Bakan, şu anda Türkiye'nin her tarafında özellikle yurt dışından getirilen tütünler çok fazla. İşte, onlardan bazıları Yunan tütünü, Amerikan tütünü, kaçak sigaralar; her tarafta satılıyor, bunlara sanki göz yumuluyor ancak tütün görülen yerlerde çok ciddi anlamda baskı var. Biz artık Bakanlığınız tarafından bu iki şeyin birbirinden ayırt edilmesi gerektiğine inanıyoruz. Gerçi Parlamentoda ilgili yasa çalışmaları yapıldı. Geçen Tarım Bakanına da sorduk "Artık şu yönetmeliği çıkarın, bu ızdırıbtan hem vatandaş kurtulsun hem de uygulayıcılar kurtulsun." dedik ama bugüne kadar bu konuda da bir çalışma yapılamadı. Ben şunu açıkça ifade ediyorum Sayın Bakan: Özellikle sizin Bakanlığınız bünyesindeki jandarma ve polisin tütüncüye olan uygulaması son derece incitici olmaktadır; bu, vatandaşta çok ciddi bir tepkiye sebebiyet vermektedir. Bunun bilinmesini istiyorum. Bundan sonraki süreçte, özellikle, en azından bu geçiş süreci tamamlanana kadar, ilgili kooperatifler tesislerini kuruncaya kadar ve bunun yasal çalışmaları yapılıncaya kadar bu konuda biraz müsamaha göstermelerini biz hepimiz bekliyoruz, bütün Adıyaman tütün üreticileri de beklemektedir yani bu sayı yüz binleri bulmaktadır, çok az bir kesim değil ve büyük bir insan kitlesi bu konudaki uygulamayı ve çalışmayı yakinen takip etmektedir. Ben Bakanlığınızın birazcık daha bu konuya hassasiyet göstermesini ilin vekili olarak talep ediyorum.


“BEKÇİLİK VE POLİSLİK SINAVLARINDA AYRIMCILIK YAPILIYOR”

Sayın Bakanım, bir de bunun yanında, özellikle bekçilik ve polislik sınavlarında çok ciddi antidemokratik uygulamalar var. Jandarma bölgesinde yaşayan, ikamet eden bir kişi eğer polislik sınavına girmişse güvenlik soruşturmasında gelip korucuya soruluyor. Korucunun eğer o adamla, o aileyle bir husumeti varsa doğru bilgi vermiyor ve o çocuk da polis olamıyor veya astsubay olamıyor.


“TORPİL OLMAZSA POLİS OLAMAM DUYGUSU HAKİM”

Bu konuda gerçekten birtakım objektif kriterlerin getirilmesi gerekiyor. Bu güvenlik soruşturmalarının birazcık daha kapsamlı, birazcık daha çocukların, gençlerimizin gerçek profilini ortaya koyacak şekilde titizlikle yapılması önemlidir. Çünkü yoksa bu sınavlardan değişik bahanelerle elenen gençlerimizin hem ülkesine hem de devletine karşı gerçekten aidiyet duygusu bile zedeleniyor çünkü orada o duygusu yıkılıyor. "Eğer torpil olmazsa ben polis olamayacağım, astsubay olamayacağım." diye bir algıya kapılıyor ve bu da beraberinde birtakım sosyal travmalar getiriyor. Bu konuda özellikle Bakanlık tarafından titizlikle bir çalışmanın yapılmasını bekliyoruz.

    

Facebook'ta paylaş butonu
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

ÖNE ÇIKANLAR

ANKET

Sayfalar

DUYURULAR

LİNKLER

ARŞİV

HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku