ÖZGÜR KOCAPINAR YAZDI : “GREV SEVİCİLER”…

Mersin 31 Ağustos 2020 18:44
Videoyu Aç ÖZGÜR KOCAPINAR YAZDI : “GREV SEVİCİLER”…
A
a

ÖZGÜR KOCAPINAR YAZDI : “GREV SEVİCİLER”…

Yandaşlık ve trolleşme modası;  insanı kendi kişiliğinden alıp, bir o tarafa bir bu tarafa savuran, çıkarcılık ve kindarlık üzerine kurulmuş bir alt kültürdür.

Yandaşlık ve trolleşme; işine geldiğinde iyi, gelmediğine kötüyü kullanmaya dönük, mizansen ya da kurgu yaratma çabasıdır.

Yandaşlık ve trolleşme; toplumu, insanları, geleceği bilerek ve isteyerek yanlış yorumlama, yönlendirme ve “yağdanlık” olma halidir.

Mersin Büyükşehir Belediyesi ile Belediye iş arasında 786 kadrolu işçiyi kapsayan toplu iş sözleşmesi anlaşmazlıkla sonuçlanınca,  işçi sendikası da zorunlu olarak grev kararı aldı. Süreç devam ediyor.  Bu karar uygulamaya geçmeyen, sürecin ilk aşamasıdır.

Bazı “GREV” Sevicilerinin anlattığı gibi, Sosyal demokrat bir belediyenin işçi hakkını vermeme değil, aksine emekçinin hakkını, hukukunu, en altta ezilmesini önleyen bir anlayışın uygulamaya geçirilmesi tercihidir.

Bazı maddelerde anlaşma sağlanamayınca, işçi yasal yolu izleyerek ilk adımını atmış durumda. Bundan sonra işçi kendi arasında grev uygulamasına gidip gitmeyeceğine dair karar alacak. 8000’in üzerinde emekçisi olan Büyükşehir’de sadece 786 daimi kadrolu işçileri kapsayan bir konu. Bu 786 işçi, ya grevi destekleyen işçilerle çadır kurup gerçekten grev yapacak. Ya da, Yüksek hakem kuruluna gidilmesi için tercihini yapacak.

İşçi greve gitmesi durumunda;  çadır kuracak, halay çekecek, ziyaretler başlayacak, destek mesajları verilecek, devam edin diye “GREV sevicilerin” övgülerini alacaklar. Ama maaş alamayacaklar!

İşçi greve devam ettiği sürece; destek olacakların hiç biri, işçinin-emekçinin maaş alamayacağını, evde onu bekleyen eşinin ve çocuklarının açlığını, işinden olma riskini, yerinin değiştirilmesini düşünecek durumda değiller tabi.

Bu “Grev Sevicilerin” tek amacı, her halükarda muhalefet etmek istedikleri Büyükşehir belediye yönetimini kamuoyunda “zor” durumda bırakmaktır. Yoksa emekçinin yanında olduklarından dolayı değil.

Dünya görüşü olarak sağ siyasilerin yanında yer alan, her zaman işçinin değil de sermayeden yana olan, hükümetlerin anti demokratik uygulamaları karşısında sessiz kalan bazı “güdümlü sözde gazeteciler” işçi dostu kesiliverdiler.

Belediye yetkililerinden aldığımız bilgiye göre;  Büyükşehir’in toplam On bin ikiyiz personeli var. Bu personelin 1050’si memur,  786 sı kadrolu daimi işçi, sekiz bine yakın çalışan ise KYK’lı, sürekli ya da eskiden denildiği üzere şirket personeli.

Zaten belediyenin bütün işini üstlenenler ise, memurlardan sonra bu şirket elemanlarıdır. Bu şirket elemanları, kentin temizliği, park ve bahçelerin bakım ve onarımı, yol yapım, alt yapı hizmetleri ve genel hizmetler gibi en ağır işlerde çalışmaktadırlar.

786 Daimi kadrolu işçilerin greve gitmesi durumunda ise; hiçbir belediye hizmetinin aksamayacağı, bu kadrolu işçilerin ağır işlerde çalışan sekiz bin işçinin üç dört katı maaş aldıkları, üretime katkılarının şirket işçileri kadar olmadığı iddiaları da var.

Bu duruma baktığımızda esasen üzerinde durulması gereken, sahip çıkılması gereken personelin, asgari ücretle çalışanlar olmasıdır. Hem en ağır işlerde çalışıyorlar hem de asgari ücret alıyorlar.

Bu adaletsizliği araştırmayan, sorgulamayan, zahmet edip grev kararının kaç işçiyi kapsadığını bilmeyen “Sözde medya” cambazları olaya balıklama atlayıverdiler.

Balıklama atlamanın kuralını, esasını bilmedikleri için de, işin derinliğinde boğulup kaldılar.

Çünkü yedi bin emekçinin hakkını koruyan, tüm belediyeleri sollayan, işçi- emekçinin biraz daha rahatlamasını sağlayan bir toplu sözleşme imzalandı.  Bu sözleşmeye imza atanlar ise, eleştirdikleri Belediye yönetimi ve Başkan Vahap Seçer’dir.

Başkan Seçer’ in, Altyapı ve ağır hizmetlerde çalışan tüm emekçilerin yevmiyesini 124 TL net yaparak, gerçekten Türkiye’de bir ilke imza attığı belirtiliyor.

Hey sizin gibi zibidiler! Utanmasanız zil takıp oynayacaksınız! Büyükşehir ” işçileri ezdi”, “maaşını kesti”, hakkını vermedi” gibi sevinç naraları atarak 25 yıldır ilk kez greve gittiğini güle oynaya afişe ediyorsunuz.

Ayıp ediyorsunuz ayıp! Emekçinin sırtından siyaset yapmanın basitliğine düşmeyin. İşin aslını öğrenin ondan sonra “Kirlenmiş kaleminizi”  oynatın.

Büyükşehir Belediyesi 7000 emekçinin toplu iş sözleşmesini imzaladı. Hem de işçilerle halay çekerek ve alkışlar arasında. Asgari ücretin ne kadar olduğunu biliyorsanız, bir de Büyükşehir’le kıyaslayınız. Kimin emekçinin yanında olduğunu belki görebilirsiniz!

Mithat Fahlioğulları, Belediye İş Sendikasının Genel Merkez yöneticilerinden deneyimli biri. Bakın bu bahsettiğiniz 786 kadrolu işçilerin grev olayını nasıl anlatıyor. Fahlioğulları, “Bir Toplu İş Sözleşmesi görüşmeleri 60 günlük yasal süre, artı 15 günlük resmi arabulucu görüşmeleri ile bitmediği zaman sendikalar YASA gereği GREV kararı almak zorunda ve 60 gün içerisinde greve gidilebilir. Bu 60 günlük süre TİS görüşmeleri devam eder, ayrıca işçi istediğinde grev oylaması isteyebilir. Oylama sonucu hayır çıkarsa, TİS yüksek hakem kuruluna gider ve sözleşmeyi YHK yapar. Kesin karardır. Sendikalar yasal süre içerisinde GREV kararı almazlarsa yetki düşer. Grev kararı asmak demek, greve çıktık demek değildir.”

Bu bilgileri paylaşan kişi yılların sendikacısı. Büyükşehir ile KYK’lı olarak çalışan ve asgari ücretli emekçilerin toplu sözleşmesine imza atan sendikacı. Başkan Vahap Seçer’e övgüler dizerek, Türkiye’de “devrim” nitelinde bir sözleşme olduğunu vurgulayan kişi.

Sahada çalışan emekçiyi savunan, koruyan, biraz da olsa taban ücretini yükselten kişi Başkan Vahap Seçer olmasına rağmen, olaya tersinden bakarak eleştiri geliştirmeye çalışanlara yazıklar olsun. Bu Emekçiyi savunmak değil, emekçinin sırtından kör siyaset geliştirmektir.

Büyükşehir hizmet yaptığında alkışlayacak ve destekleyeceğiz. Eksik yaptığında da eleştireceğiz elbette.

Belediyelere danışmanlık yaptığı ileri sürülen bazı cambazların, haksız yere Büyükşehir Belediyesini eleştirmekle, kendilerine prim sağladıklarını sanıyorlar. Bu zavallı “Maaşlılar”  zamanı geldiğinde basit hesaplarından dolayı çok mahcup olabilirler.

Dürüst olun, mert olun, objektif olun…

Birilerinin gözüne girmek için, Büyükşehir belediyesine saldırmak ahmaklıktır. Çünkü beklentimiz ve isteğimiz hizmetlerin yapılmasıdır. Hizmeti sürdürenlerin motivasyonunu düşürmek değil, yükseltmek olmalıdır.

Mersin’in en çok ihtiyaç duyduğu hizmetlerin hayata geçmesidir. Bunları görmezlikten gelerek,

Kamuoyu kimin ne halt işlediğini biliyor. İşi gücü Büyükşehir’i haksız yere eleştirerek yardakçılık yapanlar, ne duruma düştüklerini görebiliyorlar mı acaba?

Başkan Vahap Seçer yoluna devam ediyor. Mersin için durmadan çalışıyor. Dürüst davrandığı için, üzülenler de var. Bazıları da nemalanamadığı için kıvranıyorlar.

Başkan Seçer; Mersin’i seviyor, çalışan ve kurumunu koruyan emekçisini seviyor ve koruyor.

Tüm İlçeleri geziyor, mahallelerde halkla buluşuyor, hizmetlerin nasıl yapılacağını anlatıyor. Çapsızlar; bu emeği öne çıkaracaklarına, hayali haber ve köşe yazılarıyla moral bozduklarını sanıyorlar.

Başkan Seçer ise; iş yapıyor, Mersin’in geleceğini kurguluyor. Barış ve huzur kenti olması için çaba harcıyor. Kalıcı ve yaşamı kolaylaştırıcı işleri hayata geçirmeye devam ediyor.

Bunu anlamak için, kimin emekçinin yanında olduğunu görmek için, Büyükşehir Belediyesi’nin 7000 emekçisiyle yaptığı toplu iş sözleşmesini bir incelesinler…

 

ÖZGÜR KOCAPINAR

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR