ÖZDAĞ: “HUKUK KURALLARI İÇİNDE BİZ MİLLETİMİZİN DELİKLİ KURUŞUNUN HESABINI SORMAK İÇİN EN KÜÇÜK BİR TEREDDÜT DAHİ GÖSTERMEYECEĞİZ”

Gelecek Partisi 30 Kasım 2020 10:17
Videoyu Aç  ÖZDAĞ: “HUKUK KURALLARI İÇİNDE BİZ MİLLETİMİZİN DELİKLİ KURUŞUNUN HESABINI SORMAK İÇİN EN KÜÇÜK BİR TEREDDÜT DAHİ GÖSTERMEYECEĞİZ”
A
a
Nurzen Amuran’ın konuğu olan Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, gündeme ve ekonomiye dair açıklamalar yaparak, “Hukuk kuralları içinde biz milletimizin delikli kuruşunun hesabını sormak için en küçük bir tereddüt dahi göstermeyeceğiz” dedi.
Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, OdaTV yazarı Nurzen Amuran’ın sorularını yanıtladı. Gündeme, ekonomiye ve Gelecek Partisi’ne dair açıklamalarda bulunan Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, önemli mesajlar verdi. 
“ACI REÇETE, FAKİRLİĞE SEBEP OLANLARA UYGULANMALI”
  Ekonomide uygulanması dile getirilen acı reçete hakkında açıklama yapan Genel Başkan Yardımcısı Özdağ, “Eğer bir acı reçete uygulanacaksa bunu her daim fedakârlık yapan bu fakir millete değil buna sebep olanların kendilerine tatbik edilmelidir. Refah ve zenginlikten pay alırken çok iştahlı olan siyasetçi ve kodamanlar gariban halkın üç kuruşluk asgari ücret artışlarında elleri titrerken acı reçeteyi de acı ilaç ile beraber bir zahmet kendileri içmelidir değil mi?” dedi.
“İSTİFA ETTİĞİ DUYULDUĞU ANDA TÜRK LİRASI DEĞER KAZANDI”
  Hazine ve Maliye Bakanının istifa etmesiyle beraber Türk Lirasında değer kazanımını hatırlatan Özdağ, “Gelelim ekonomimizin berbat haline. Esasen ülkemizin yaşadığı ekonomik felaketin sebebi siyasi güven eksikliği ve siyasetin tüm kurumları işlevsiz hale getirmesi ile ilgili. Konuyu salt ekonomik gerekçelerle izah etmek eksik bir yaklaşım olur. Mesela birkaç hafta önce istifa eden Hazine ve Maliye Bakanının ekonomide yaşanılan kötü durumun baş müsebbibi olduğu su götürmez bir hakikatti değil mi? Hatta öyle ki istifa ettiği duyulduğu andan itibaren Türk lirası değer kazanmaya başladı. Yani bu bile konunun siyasi iktidara olan güvenle alakalı olduğunu gözler önüne sermiştir. Boş olan koltuğun bile dolu halinden daha fazla güven telkin ettiği bir süreç ile karşı karşıyayız maalesef” ifadelerini kullandı.
“SAMİMİYETLERİNİN OLMADIĞI KISA ZAMANDA ANLAŞILDI”
 Ekonominin güçlenmesinde güvenin önemine vurgu yapan Özdağ, “Koltuk dolunca ne oldu? Değişen bir şey olmadığı kısa zamanda anlaşıldı. Aslında sorun hangi koltukta kimin oturduğu değil. CB koltuğunda kimin oturduğu ile alakalı. Kendisinden habersiz en küçük bir inisiyatifin bile alınamadığı ülkede gerçek sorumlunun da yine CB koltuğunda oturan AKP genel başkanının olduğunu herkes biliyor. Suçu piyonların üstüne yıkarak sorumluluktan kaçmanın bizi getirdiği yol ayrımı işte tam da bahsettiğimiz güven bunalımıdır. Anayasa mahkemesi kararlarının alt mahkemelerce yok sayıldığı, kurumların birbirleri ile sosyal medya üzerinden söz düellosuna girdiği, hatta birbirlerini vatan hainliği ile suçladığı bir ortamda kime hangi güveni vereceksiniz. Herkes geminin su aldığını biliyor ve ülkeye batan geminin malı muamelesi yapılıyor. Ülkemizi düyunu umumiye dönemi gibi borçlandırıp alacaklılara ülke kaynaklarını ipotek edenlerin bu girdaptan çıkmak ve kredi desteği bulmak adına dillendirdiği demokrasi ve hukuk söylemleri, günü kurtarma taktiklerinden başka bir şey değildir. Zaten samimiyetlerinin olmadığı kısa zamanda anlaşıldı” şeklinde konuştu.
“ÇÖZÜM ŞEFFAF BİR İHALE KANUNU İLE REKABETÇİ PİYASA ORTAMINA ZEMİN HAZIRLAMAK”
  Hukuk kuralları çerçevesinde hesap verebilir bir yapının olması gerektiğini dile getiren Özdağ, “Tüm bunların çözümü şeffaf bir ihale kanunu ile rekabetçi piyasa ortamına zemin hazırlamak, idari ve hukuki denetimlerin bağımsız kurumlar ve mahkemeler eliyle hiçbir siyasi etki altında kalmadan yapılmasını sağlamakla mümkün olacaktır. Elbette yanlış yapanın yanına kar kalmaması da gerekir ki bunun için geçmiş dönemlerde yapılan tüm ihale ve işlemlerin tek tek incelemeye tabi tutulması gerekmektedir. Bundan kimsenin alınganlık gösterip çekinmesine de gerek yok. Zira yanlış bir şey yapılmamışsa kimsenin telaşlanmasına da gerek kalmamalı değil mi? Benzer şekilde ayrıcalık tanınan ve kamu kaynaklarının sınırsızca aktarıldığı vakıf ve derneklerin mercek altına alınması da, gelecekte herkesin kanunlara riayet etmesi için bir gösterge olacaktır. Siyasi söylem ve ifadeler ayrıca tartışılır ama eğer bir devri sabık yaratılacaksa bunun başlama noktası işte sözünü ettiğim bu mali konular olacaktır ki hukuk kuralları içinde biz milletimizin delikli kuruşunun hesabını sormak için en küçük bir tereddüt dahi göstermeyeceğiz. Bu tavrımız gelecek nesillerin bizleri hayırla yad etmesinin de en büyük gerekçesi olacaktır” diye konuştu.
“TAVİZ VERMEYECEĞİM KONU ÜLKEM VE HÜRRİYETİMDİR”
Siyasette kırmızı çizgiler yerine belli başka ilkelerin olması gerektiğini belirten Özdağ şunları söyledi:
 “Gelecek Partisinin de diğer partilerinde kanaatim odur ki kırmızı çizgileri yerine belli başlı ilkeleri olmalıdır. Kırmızı çizgi demek benim şu konularında konuşacak bir şeyim yok eğer benim gibi düşünmüyor ve inanmıyorsan herkes kendi yoluna gitsin manasına gelmektedir. Hâlbuki her fikrin konuşulabildiği kimsenin kimseye ‘kırmızı çizgilerime dokundurtmam ve benim için yok hükmündeler’ yaklaşımı sergilemediği bir düzlemde buluşabilmeliyiz. Bir zaman vazgeçilmez gibi görülen kırmızı çizgilerin zamanla yerini başka değerlere bıraktığını da bilmemiz gerekir. Değişmeyen şeyler insanlığın ortak kazanımları ve ilkelerdir. Zamanın ve değişimin önünde durmak ona set olmak yerine ona yön vermek onunla beraber tekâmül etmek belki de daha gerçekçi bir yaklaşım olacaktır. Elbette yaşanmış tecrübe ve birikimler ile kodlarımızda saklı hassasiyetler ille de bir kırmızı çizgi ve vazgeçilmez değerlerimizin olması gerektiğini terennüm ediyor bizlere. Bu manada ister kırmızı çizgi ister vazgeçilmez ilke olarak değerlendirin kendi adıma asla taviz vermeyeceğim konu ülkem ve hürriyetimdir. Başlarda da ifade ettiğim gibi ailem, eşim ve çocuklarım bile ülkem ve vatanımdan sonra gelir benim için. Ve bunu laf olsun diye de söylemediğimi beni tanıyan herkes çok iyi bilmektedir. Huzurlu, güvenli, başı dik, refah içinde özgür bir şekilde aynı kadere ve geleceğe inanmış insanlarla bir çatı altında yaşamak adına gece gündüz demeden çalışıyoruz. Yapılacak herhangi bir erken-baskın ya da normal seçime de hazır olduğumuzu buradan tekrar deklare ediyoruz.”
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR