Mecliste Nükleer Ve Polipropilen Tartışması

Medya 15 Ağustos 2020 19:00
Videoyu Aç Mecliste Nükleer Ve Polipropilen Tartışması
A
a

Mecliste Nükleer Ve Polipropilen Tartışması

İyi gelişmelerin yanında moral bozucu şeylerde yaşanınca, sorgulamadan geçemiyor insan…

Mersin uzun yıllardır çevresel problemlerle cebelleşiyor. Nükleer santral, yanı başında beton santrali, balık çiftlikleri, bakım ve onarım ağırlıklı tersane, Polipropilen tesisi, yıllardır tartışılan soda ve kromsan sanayi, kazanlı ve Adanalıoğlu mahallelerinin içine kondurulan akaryakıt dolum tesisleri vs. gibi yatırımlar hep gündemde oldu.

Bazılarına kökten karşı çıkıldı, bazılarına da yer seçiminin doğru olmadığı eleştirileri getirildi.

Dünyada yaşanan çevresel problemlerin yanında,  hem algı olarak hem de insanlık için her zaman tehlike olarak görülen Nükleer santral olayı, Mersin’in başına bela oldu.

Atsan atılmıyor, tutsan tutulmuyor!

Mersin Büyükşehir Belediye Meclisinin bir önceki toplantısında, Nükleer Santral gündeme geldi. Bu konu ile ilgili toplum olarak nerede olduğumuzun fotoğrafını göstermesi açısından, önemli bir oturuma tanıklık ettik.

Cumhur ittifakına mensup meclis üyeleri aleni olarak nükleer santrali savundular. Hem de bölgeye getireceği “faydaları” sayarak.

Bir kentin değişim ve dönüşümünü sağlamak, insanların daha sağlıklı koşullarda yaşamasını temin etmek, çevreyi, doğayı, yapılaşmayı ve büyümeyi insan odaklı savunmak üzere, halkın temsilcileri olarak yerel mecliste görev üstlenenlerin, bu derece çevre bilincinden yoksun olmaları hayret verici olarak değerlendirildi.

İnsan bu derece “sığ ve bilgisiz” görüşler karşısında, bazen gerçekten hayrete düşüyor…

Demek ki; hiç araştırma, sorgulama, değerlendirme ve yorumlama ihtiyacı duymuyorlar.

Biraz politik davransalar bu açıklarını kapatacaklar! Ancak onu da beceremiyorlar. Toplum sosyolojisi, kişi psikolojisi denen bilimle hiç iletişim kurmamışlar gibi geliyor insana.

Yerel mecliste temsilci olarak, halkla karşı karşıya duruyorsun. Hiç değilse, “ Bu olay uluslararası sözleşmeye tabi olarak gelişti. Bizi aşan bir sorundur. Bundan sonra çevreye en az zarar verecek şekilde her türlü önlemin alınması için hep beraber duyarlı olalım” der işin içinden çıkabilirsiniz!

Bunu da beceremiyorsunuz. Yarınlarda çocuklarınızın da belki utanacakları, üzülecekleri bir konuda, açık taraf oluyor ve savunuyorsunuz.

Bu kadar dünyadaki gelişmelerden uzak olunmaz. Çevre bilincinden, politik durum sergilemekten uzak olmak insanı çok düşündürüyor. “Nasıl bir bilinç düzeyidir” diye sorgulamadan geçemiyor insan.

Nükleer santral, ulusal boyutu aşan uluslararası ilişkiler düzeyinde ele alınan ve düzenlenen bir sözleşmeyle, geri dönülmesi zor bir sürecin içine girdi.

Büyükşehir Meclisinde konu tartışılırken, CHP ve HDP meclis üyeleri başından itibaren çevre duyarlılığı göstererek tavırlarını net olarak gösterdiler. Geri dönülmez bir yola girdiği iddia edilse de, duruş olarak çevreye karşı ne kadar duyarlı olduklarını ve bu bilincin canlı tutulması için çaba harcadıkları görüldü.

Peki, muhalefet eden Cumhur ittifakı ne yaptı? Onlarda bu çevre duyarlılığına karşı, hep sırtlarını döndüler. Siyasi konumları gereği olayı açıktan savunma durumunda kaldılar.

Nükleer santral konusunda Başkan Vahap Seçer ise, hep net konuştu. Yatırımların yer seçimi, teknolojisi, halkla olan ilişkisi ve çevreyle olan bağlantısını gündeme getirdi.

Başkan Seçer, Nükleer santrale hep karşı çıktı. Nükleer enerjinin üretilmesi, bilim ve sağlık alanlarında kullanılmasına karşı olmadığını, Nükleer santrale ise karşı olduğunu hep vurguladı. Sonsuz bir hammadde olan Güneş’ten olabildiğince yararlanılmasını, yenilenebilir enerjinin devreye sokulmasının yararlarını anlattı.

Başkan Seçer Polipropilen tesisi için ise, “ Yatırıma karşı olmam mümkün değil, dünya görüşü olarak mümkün değil, bir iş insanı kimliğimden dolayı mümkün değil, hayata bakış açımdan dolay mümkün değil. Ancak ben kentimde yatırımları yaparken, birinci derecede çevre hassasiyetini düşünürüm.” Diyerek çevreye karşı duyarlı olunması gerektiğini vurguladı.

Katılımcılık anlayışını da gündeme getiren Başkan Seçer;  “ Keşke orada bir düzenleme yapılırken ve karar alınırken, önce Karaduvar halkına sorulsaydı. Vatandaşa rağmen bir şey yapmak mümkün değil” Vurgusunu da yaptı. Görülüyor ki, Büyükşehir Belediye Başkanı yatırımlara değil, haklı olarak yer seçimine ve karar alış şekline karşı çıkıyor. Çevre bilincinin ve duyarlılığının altını çiziyor.

Belediye Başkanı çevre hassasiyeti diyor, çoğunluğu elinde bulunduran muhalefet meclis üyeleri ise, olaylara tersinden bakarak, “Kader böyle” diyorlar.

Toplumu tanımayan, çevre bilincinden uzak, siyasi ikballeri için geleceği düşünmeyen bazı meclis üyeleri ise; halk tarafından; “ Çapsız ve değersiz görüşleriyle halkın gözünde ufaldıkça bir hiç olan” kişiler olarak değerlendiriliyor.

Zaman her şeyin göstergesidir.

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR