Yazar

harunarslan333@gmail.com

139 makale bulunmakatadır

SONUNDA… “ADANA – MERSİN” ORTADOĞU’NUN “YENİ METROPOLÜ” 1

Çukurova Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Lutfi Altınsu, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamasında, önümüzdeki 10 yıllık dönemde hedeflerinin “Adana ve Mersin’in Ortadoğu’yu da etkileyecek bir metropol bölge haline gelmesi” olduğunu belirtti. Rakamlarla da 10 yıl içinde bu önemli metropolün geleceği noktayı anlattı. Şimdi; bu anlamlı ve geleceği kuran düşünceyi dikkatle konuşmak g

14:34 - 16 Ağustos 2017

+A

-A

Mersin ve Adana’nın kaderinin ortak olduğunu, birlikte çok güçlü olacaklarını, beraber hareket etmeleri gerektiğini ve Çukurova olarak bir Metropol kent olabileceklerini neredeyse on yıl öncesinden yazmaya başlamıştım. Gelecekte Adana ve Mersin’in Marmara’ya alternatif ve Türkiye’nin ikinci büyük ekonomi bölgesi olacağını sıklıkla söyledim, yazdım. Marmara’nın bölgenin sanayi ve ticari yükünü taşıyamadığı ve bunun alternatifinin Çukurova olduğu o günün yöneticileri tarafından da görülmüştü.
Limanı, Serbest bölgesi, Otoyolu, Havalimanı ve tarımı, sanayisi, turizmi ile Çukurova, ülke kalkınmasında bir lokomotif görevi üstlenecekti.
 
***
2010 yılında şunları yazmışım;
1-    Kitle turizmi ile dolan Batı Akdeniz kıyılarından sonra Avrupa ve Türkiye’nin yeni turizm bölgesi Mersin merkezli Doğu Akdeniz’dir;
2-     Kapasitesini dolduran İstanbul ve Marmara bölgesinin, yükünü alacak bölge Çukurova; havaalanı da Çukurova Uluslararası Havalimanı’dır.
Yani artık Türkiye’nin yükselen yıldızı ve cazibe merkezi durumundaki Mersin’dir (deniz yolu ile Ortadoğu bağlantısı sağlanırsa Ortadoğu’nun da cazibe merkezi) .                                                                                         
2 yıl içerisinde Havaalanının, 3 yıl içerisinde Sahil yolunun, 4 yıl içerisinde Turizm projelerinin gerçekleşmesini sağlayabilirsek, işte o zaman Mersin’i kimse durduramaz. 
***
 
Bu konu ile geçmişte yaşananlara da bir göz atalım:
2011 yılında Mersin’de yapılan MESİAD (Mersin Sanayi ve İşadamları Derneği), ÇKA (Çukurova Kalkınma Ajansı) ve DASİFED (Doğu Akdeniz Sanayi ve İş adamları dernekleri federasyonu)  ev sahipliğinde TÜRKONFED (Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu) 15. Girişim ve İş Dünyası Zirvesi’ni hatırlıyorum.
Bölgenin birçok iş adamı Mersin’e gelmişti.
Yapılan toplantılarda aklımda kalan, Adana’nın önemli işadamlarından DASİFED Başkanı Süleyman Onatça’nın sözleri oldu.
Süleyman Onatça yıllardır süren Adana – Mersin rekabetinin artık son bulması gerektiğini ve iki kentin ortak kaderini vurguladı.
 
2013 yılına gidersek: Başta iki kentin Valileri ve yeni bazı kent dinamikleri Adana ve Mersin birlikteliğinin iki kente ne kadar yarar sağlayabileceğini gördüler ve çaba sarf ettiler.
Bu konuda en başta sayacağım kişi yine DASİFED Başkanı Süleyman Onatça’dır. MESİAD  da bu birlikteliğe inanmış ve katkı vermiştir.
 
Yine MTSO Meclis Başkanı Faik Burakgazi, konunun sanat ve edebiyat düzeyinde bir ortaklaşa süreç için fikir üretmiş ve “Altın Koza Film Festivali” nin bir ayağının Mersin’de yapılmasını önermiştir.
Akdeniz Oyunları’nın sembolik de olsa küçük bir bölümünün Adana’da yapılması da bu amaca hizmet eden bir başlangıçtır.
 
***
Özellikle 2013 yılına yazdıklarımı hatırlatmak isterim:
Adana – Mersin’in Çukurova Metropolü olarak önümüzdeki dönemde Türkiye’nin yeni Turizm, Sanayi, Ticaret ve Spor Merkezi olacağı artık giderek belirginleşiyor.
 
*Akdeniz Oyunları,
*Şehir hastanesi,                                                                             
*Çukurova Uluslararası Bölgesel Havalimanı,                        
*Kazanlı Turizm Projesi,
*Akdeniz Sahil Yolu,
*Konteynır Limanı,
*Kentsel Dönüşüm,
*Yeni Nesil Serbest Bölgeler,
*Tarsus-Mersin D-400 Karayolu,
*Mersin-Çeşmeli-Silifke-Taşucu Otoyolu,
*Mersin Karaman Duble yol bağlantısı,
*Tırmıl Yük Boşaltma İstasyonu,
*Yenice Lojistik Köyü,
gibi projelerin tamamlanması ile Çukurova Metropolü fikri önemli ölçüde gerçekleşecektir.
Otoyolları, Limanı, Demiryolu, Serbest Bölgesi ve gerçekleştiğinde Havaalanı, Turistik Tesisleri, Deniz Otobüsü, Feribot ve Ro-Ro gemileriyle  5 yıl sonra kentimizin Dünya’daki yada Avrupa’daki bağımsız küçük zengin devletlerden biri  olması hayal değildir.
 
Önümüzdeki günler de kentin tüm Konsey, Platform, Şura, Birlik ve Sivil toplum örgütleri, Belediye Başkanları, Milletvekilleri, Siyasi partiler ve tüm Mersinliler birlik içerisinde,  asla siyasi farklılıklar, parti ayrılıkları, kurum ve kuruluş çekişmeleri olmadan başta Havaalanı olmak üzere bu projelerin takipçisi, ısrarcısı olmalıdırlar.
Kentin tüm dinamikleri içinde bu bir sınav olmalıdır. Mersinliler olarak, yaptıkları ya da ihmal ettikleri ile ilgili onları sorgulamalıyız.
Çünkü Havaalanı, Turizm ve Yol demek, bu kentin insanları için iş demek, aş demek, refah demek, ticaret demek, geleceğe güvenle bakmak ve sonunda da gururla, Mersinliyim diyebilmek olacaktır. Kısa zamanda temel atıldığı andan itibaren inşaatlarda istihdam imkanı,  kentin ticaret hacminin artması, esnafların işlerinin iyileşmesi sağlanmış olacaktır diye vurgulayıp durmuştuk.
Bu günden sonra karışmayanlar, elinden geleni yapmayanlar bu kentin ve insanlarının geleceği için sorumlu olacaklardır.
Artık bu yolun dönüşü yoktur.”
***
devam edecek
 
HARUN ARSLAN


Facebook'ta paylaş butonu
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

ÖNE ÇIKANLAR

ANKET

Sizce Türkiye'de yeni bir Anayasa'ya ihtiyaç var mı?

Sayfalar

DUYURULAR

LİNKLER

ARŞİV

HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku