ABDULLAH AYAN

Küresel dağıtım zincirinin kırılması, bolluk içinde sefalet…

1 Şubat 2021 19:45
A
a
Küresel salgının hepimizi evlere hapsettiği günlerde "bundan böyle hiçbir şey eskisi gibi olmayacak"
cümlesini her platformda sıklıkla dillendirdik..
Yerinde bir tespitti ve bugün tarihte eşine rastlanmayan hızda bir takım aşılarla önüne geçilmeye
çalışılsa da, normale dönüşün kısa zamanda gerçekleşmeyeceği, daha da önemlisi bundan sonraki
hayatımızın hiçbir zaman bıraktığımız günlerdeki normal olmayacağı gerçeğiyle karşı karşıyayız..
Salgın öncesinde izlemeye çalıştığımız gelişmelere bakıldığında yıllar alacak kimi değişimler aylar
içinde gerçekleşti ve artık o değişimden geriye dönüş olmayacağı somut biçimde karşımızda duruyor..
Aşı bulundu diye seviniyoruz ama biz tanımaya çalıştığımız virüsü alt etmeye çalışırken o da boş
durmuyor, yeni varyantlarla çıkıyor ortaya ve bu kılık değiştirmiş düşmana karşı yeni aşıların etkilerini,
hangi sonuçlarla karşılaşacağımızı öngöremiyoruz..
Başlı başına aşılarla ilgili yanıt bekleyen sorulara her gün yenileri eklenirken, kısa zamanda 8 milyar
dünyalının tekrar eski yaşamına dönmesini beklemek iyimser beklentinin de ötesinde artık
gerçekleşmeyecek bir hayal..
Çoğu işin ofislere kapanmadan da yapılacağını gören hangi işletme bundan böyle hayat normale
dönse de üretim maliyetlerini ciddi anlamda etkileyen o ofisleri yeniden açsın?
İhtiyaç duyduğu ürünün internet üzerinden satın alınacağını keşfeden kaç kişinin bundan böyle
geleneksel yöntemle alış verişe çıkacağı sorusunun bugün yanıtı dünden çok daha zor..
Salgının uzun yıllar tartışılacak asıl etkisi, tedarik zincirlerinin kopmasıyla ortaya çıkan 'varlık içinde
yokluk' gerçeği..
Sanayi ve tarım alanında ortaya çıkan fiyat dalgalanmalarının tümü sonunda gelip tedarik
zincirlerinde görülen kopuşlara dayanıyor..
Almanya'da veya Amerika' da yüz milyarlarca dolarlık cirolara sahip bir fabrika, Çin' den gelecek bir
kuruşluk çip veya elektronik devre yongası gelemediği için üretime ara vermek, işçileri evlerine
göndermek zorunda kalıyor. (Bu çok önemli konuya başka bir makalede değineceğim)
Sanayideki aksama tüm hayatımızı, alışkanlıklarımızı elbette etkiliyor ama dünyanın sonu değil.
Oysa beslenmek tüm canlılarda olduğu gibi insanların varlıklarını sürdürmesinin temel güdüsü..
Hayatta kalmamızın en önemli unsuru olan gıdaya erişim, pandemiyle gelen kapanma döneminde
tedarik zincirlerinin kopmasıyla durma noktasına geldi ve ortaya çıkan evrensel sorun bugün de
çözülmesi gereken en temel haliyle karşımızda..
Üretim- Dağıtım- Tüketim zinciri, tedarik ağları, süpermarketlerle yıllar içinde devasa boyutlara
ulaşırken, ortaya çıkan bir virüs kurulan tüm sistemi yıkma noktasına getirdi..
Mao' nun emperyalizm için kullandığı 'kağıttan kaplan' tanımı bir virüsün saldırısı sonucu sol-sağ
ayrımı yapmadan, ülke gözetmeden dünyadaki tüm sistemleri sorgulanır hale getirdi.
Örneğin Mumbai' deki veya Anadolu' daki yoksul köylü ürettiği sebzeyi, daldaki meyveyi gelip alacak
tüccarı günlerce bekledi ama gelen giden olmayınca çürümeyenleri yerel pazarda bulduğu her fiyata
sattı, kalanını da komşularına dağıttı…
Yoksul Hindistan veya Anadolu fark etmez, dünyanın dört yanında bu ve benzeri sayısız öykü ortaya
çıktı ama zengin ülkelerde de durum farklı değildi.

İngiltere ve Hollanda' da sağılan sütleri her gün düzenli toplayan alıcı artık gelemeyince sütler yollara
döküldü..
ABD' de mezbahalar salgın nedeniyle kapanınca kesime gönderilemeyen milyonlarca çiftlik hayvanı
telef oldu..
Bugüne kadar her alanda desteklenen kartellerin aslında nasıl pamuk ipliğine bağlı olduğu, sorunlar
yumağına yol açtığı dramatik gerçeklerle ortaya çıktı: Örneğin zaman içinde yaşanan kartelleşme
sonucu artık ABD'de tüketilen tüm sığır etlerinin neredeyse tamamı 13 mezbahada işleniyordu.*
Bu 13 mezbaha, yoğun ortamda çalışmak zorunda olan işçilerin hastalanması ve bir biri ardına
ölümlerin görülmesi ardından kapanınca, o kesim tesislerine dayalı üretim yapan çiftliklerde kesilmeyi
bekleyen milyonlarca hayvanı itlaf oldu, çiftlik sahipleri de iflaslarla yüzleşti..
Bir yanda alın teri, göz yaşı yanında ortak değer olarak ta trilyon dolarlara mal olan onca ürünün yok
olması, öbür yandan o gıdalara erişilemediği için yeterince beslenemeyen milyonlarca bebek..
Pandemi etkisiyle kırılan küresel dağıtım zincirinin yarattığı hasar, çıkarılacak dersler ışığında ortaya
çıkan sorunların aşılması için yapılacaklar, bozulan dengeleri yeniden kurarken artık göz ardı
edemeyeceğimiz üretici/tüketiciyi doğrudan buluşturacak yerel ağların önemi bir sonraki makale
konusu…
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR