Yazar

metehanozkun@hotmail.com

6 makale bulunmakatadır

İLERİYE Mİ? GERİYE Mİ?

Faşist ve totaliter rejimlerde iktidar tek sesli bir yönetim sistemi ister, çok ses olursa belki halkın kafası karışır değil mi!? Hem ne gerek var çok sesliliğe, farklı düşüncelerden belki yeni fikirler üretilir maazallah.. Hem yeni hem fikir!Çok tehlikeli iki kelimenin vuku bulması..

13:46 - 31 Ağustos 2018

+A

-A

Tarih boyunca “ Yeni “ kelimesinden korkanlar daima olmuştur, olmaya da devam etmektedir ama işlerine geldiği gibi. Nasıl mı? Yeni fikirlerden kaçıp yeni yobazlıklara sığınırlar. Gelecek nesillere daha çağdaş yeni bir eğitim sistemi istemezler ama devamlı yeni çocuk isterler. Kadınlara sosyal hayatta yeni hakların tanınmasına karşı çıkarlar ama “ yeni avrat “ için ölüp biterler. Bu liste böyle uzayıp gider. Yani hep işlerine geldikleri gibi “ yenilerler “! Cumhuriyetin ilk yıllarını hatırlayınız, devrimlere o zaman karşı çıkan güruhun bugün o devrimlerden nasıl faydalandığını görüyoruz.
**
     Hayat bir akış halinde, tabiatta hiçbir şey “ aynı “ kalmıyor, yani durağan değil, özellikle bu “şey” canlıysa. Bu devinimin içerisinde bulunuyorsak eğer üretmek bir refleks haline dönüşmelidir. Mantığa uygun ve toplumun yararına olan “ yeni şey(ler) “ hayatın bir parçası olmalıdır. Eskimiş, işlevselliğini bir şekilde yitirmiş pantolonu bile atıp, yenisini alırken; hayatımıza etki eden ve bizi sonu belli olmayan bir çıkmaza sürükleyen köhnemiş zihniyetten vazgeçemeyenleri anlamak mümkün değil. İşin en trajikomik tarafı ise; bu insanların birçoğunun çağın gereksinimlerine uygun yaşamaları. Ellerinde son model cep telefonları, üstlerinde marka kıyafetler, sıfır kilometre arabaları ile geri kalmış çağın sözde getirilerinin günümüzde uygulanabilirliliğini savunuyorlar. Her birey istediğini almakta, giymekte, kullanmakta tabii ki özgürdür lakin bireyin yaşantısı ideolojisiyle de örtüşmelidir. Aksi takdirde karakter paradoksu ortaya çıkar. Kısacası baştan ayağa kapitalizme bulanmışken bana paylaşmaktan, mücadeleden bahsedemezsin!İleriye gitmekse gayemiz hareket yönümüz gözlerimizin ufkundan ibarettir. Eğer geriye gitmek istiyorsak kılavuz olarak “ popomuzu “ almamız gerekir ve bu çok da iyi bir tercih olmaz diye düşünüyorum.
**
     Peki ileriye, çağın ötesine gidebilmek için bu yeni fikirler ve üretim süreçlerini devlet nasıl desteklemelidir? Anadolu liselerini, Fen liselerini kapatıp yerine İmam Hatipleri açarak mı? TUBİTAK kurumunun başına ilim ve bilimden uzak zat-ı muhteremleri getirerek mi? “Ayet okunmuş fasulye” adlı projeyi TÜBİTAK Bilim Fuarına dahil eden bir sistemden bahsediyorum. Fakat aynı kurumun dikkate almadığı (?!) projelerden bazıları Genius Olimpiyatlarından ve  First Step to Nobel Prize in Physics yarışmasından birincilikle dönüyor. Sizce de burada bir terslik yok mu? Hastalıkların tedavisine yönelik araştırma yapılmasını teşvik etmekten ziyade her hastaneye bir imam atandı. Ölünce dini vecibeler anında yerine gelsin diye. Yaşarken değil de ölünce kıymete bindirme gayesi! Bu zamana kadar devlet kapısında kaç tane işiniz anında oldu? Merak etmeyin ölünce olacak! Tabii bu da sadece Müslüman kesime yönelik bir uygulama… “Sağlıkta devrim” yapıldığını savunanların devrimi bundan ibaret.. Napalım “ sağlık” olsun!
**
   Diğer bir yandan; bir kalem ve kağıtla fikirleri dünyayı sarmalayan yazarlarımızın, gazetecilerimizin hayatlarına, mesleklerine konulan ambargolar.. Bu şekilde mi daha ileri gideceğiz? Başkaları uzay teknolojileri geliştirirken, biz hain bir yobazın devletin içine yerleştirdiği virüsleri temizlemekle uğraşıyoruz. Çapsız bir adamın efsunladığı milyonlarca kişiden bahsediyorum! İşte bu;  bilimsel eğitime muhtaç olduğumuzun kanıtlarından biri.
***
    Devamlı söylediğim gibi; önce fikirler özgür olmalıdır ve o fikirlere saygı daima muhafaza edilmelidir. Düşünen insanlardan korkmayın, çünkü başımıza ne geldiyse düşünebilme yeteneğinin farkında olmaya ya da bu yetisini kaybetmiş insanlardan geldi. Bırakın insanlar yazsın, üretsin, okusun, düşüncelerini dile getirsinler. Eğer Ona katılmıyorsanız sizde savunduklarınızı dile getirin, kaleme alın. Kalemler insan öldürmez! Şarkılar katliam yapmaz! Sayfalar zulüm etmez! Bilimle ilimle yol almak lazım bu evrende, bunun içinde tüm haksızlıklarla mücadele etmek, “ ben de varım “ diyebilmek lazım..
Kendimiz için olmasa bile gelecekteki güzel yürekli insanlar için..


Metehan ÖZKÜN
Siyaset Bilimci

Facebook'ta paylaş butonu
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

ÖNE ÇIKANLAR

ANKET

Sizce Türkiye'de yeni bir Anayasa'ya ihtiyaç var mı?

Sayfalar

DUYURULAR

LİNKLER

ARŞİV

HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku