Yazar

umitaloglu@hotmail.com

15 makale bulunmakatadır

Halkla İttifak

CHP’nin genel sekreteri, sağda solda partinin HDP ile seçim ittifakı yapması gerektiğine dair yazılanları duymuş, okumuş; fikri beğenmemiş olmalı ki kükremiş:

12:30 - 2 Ekim 2014

+A

-A

 
 “CHP, hiçbir partiyle ittifak yapmayacaktır, bugüne kadar olduğu gibi gelecekte de müttefiki halk olacaktır, seçmen olacaktır” demiş.
 
Aman Allah’ım ne büyük laf!
Siyasi parti nedir, niçin kurulur, amacı nedir, nasıl çalışır gibi sorular, cevabı belli sorulardır; ancak böyle sözler duyunca insanda anımsamak gereksimi doğuyor.
 
Siyasi Parti, siyasî görüşleri aynı olan insanların, ülkenin yönetiminde söz sahibi olmak, ülkenin yönetimini üstlenmek amacıyla kurdukları örgütlere denir. 
Siyasi parti nasıl iktidara gelir? Bunu da söyleyeyim:
 
Siyasi görüşlerini halka benimsetip onların iktidar için onayını ve oylarını alarak.
 
Siyasi Partiler, kiminle, kimlerle ve niçin ittifak yapar?
 
Siyasi partilerden, siyasi görüş olarak kendisine yakın olanlarla, tek başına iktidara ulaşma olasılığı 
 
yoksa, iktidara gelebilmek için ittifak yapar.. 
 
Bunlar genel doğrulardır.
 
“CHP'nin bugüne kadar olduğu gibi gelecekte de müttefiki halk olacaktır, seçmen olacaktır”
 
sözlerine gelince, ünlü atasözümüzdür, “Deveye boynun neden eğri demişler, nerem doğru ki demiş?” 
 
Genel Sekreterin sözünün de doğru tarafı yok. CHP’nin müttefiki bugüne kadar olduğu gibi halk olacakmış, seçmen olacakmış. 
 
Bugüne kadar olup biten şudur: CHP, 1950’den bugüne kadar tek başına iktidar olamamıştır. 
 
Neden?
 
Çünkü kendini halkın dışında saymıştır hep. Genel sekreterin sözü de bunu anlatmıyor mu? CHP halktan ayrı bir partidir; iktidar olmak için halkla ittifak yapacak; söylenen budur.
 
Gerçekten CHP’nin bugünkü yönetiminin anlayışı da budur. Partinin yöneticileri, halkı kendilerinden ayrı - farklı bir kitle saymakta, iktidar olmak için bu kendilerinden ayrı kitleyi kandırarak, olmazsa bu kitle ile ittifak yaparak iktidar olunacağını sanmaktadır.
• Sağa sapmalar, sağın eskimiş, yıpranmış, toplumda karşılığı kalmamış adamlarını toplamaya çalışmaları, iktidarın ülkeyi göz göre göre ve açıktan açığa laiklikten uzaklaştırmasına, şeriat düzeninin adım adım inşasına ses çıkarmamaları bu yüzdendir.
 
• Batıp giden, iyice din eğitimine dönüşmüş, şeriat anlayışına terk edilmiş; bilimden ve akıldan uzaklaştırılmış eğitim için, sokaklara dökülen halka rağmen ses çıkarmamaları bu yüzdendir.
 
• Borç batağına düşmüş, cari açıkla boğulmuş, üretimden uzaklaştırılmış ekonomiden; bu ekonominin nasıl düzeltileceğinden, üretim ekonomisinin nasıl inşa edileceğinden söz etmemeleri bu yüzdendir. 
 
• AB konusuna değinmeyi akıl etmemeleri bu yüzdendir.
 
• Oy getirmediğini defalarca gördükleri soygun ve yolsuzluk üzerine propaganda (dikkat ediniz politika diyemiyorum) inşa etmeleri, halka umut verememeleri, ufuk açamamaları hep bu anlayışın sonuçlarıdır.
 
• Partinin Sosyal Demokrasiyi halka anlatmak yerine sapkınlıklar yapması bu yüzdendir.
 
Dünyada bu yolla iktidara gelmiş bir tek parti yoktur.
 
Bay Tekin,
 
Partiler halkla ittifak yapmaz; çünkü siyasi partileri halk doğurur. Halkın içinden doğan parti, halkın bütününe görüşlerini anlatır, politikaları için (varsa eğer) halkın onayını ister. Halk onayladığı politikaların sahibi olan siyasi partiye verir seçimlerde oyunu. Yani parti bir örgüt, halk ayrı bir örgüt değildir.
 
Aklınızı Kadıköy’den alıp bunlara verebilir misiniz lütfen!

Facebook'ta paylaş butonu
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

ÖNE ÇIKANLAR

ANKET

Sizce Türkiye'de yeni bir Anayasa'ya ihtiyaç var mı?

Sayfalar

DUYURULAR

LİNKLER

ARŞİV

HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku