ELİF EZGİ DEMİR YAZDI

Medya 14 Aralık 2020 09:58
Videoyu Aç ELİF EZGİ DEMİR YAZDI
A
a
SELAM OLSUN MEMLEKET’İME!
Koskoca bir yılı geride bırakıyoruz. 
2020... 
Kaoslar, heyecanlar, korkular, ne olduğu belli olmayan, önümüzü göremediğimiz, aldığımız kararları uygulayamadığımız, anlatırken zorlandığım, pek de hoş olmayan bir yıl oldu! 
*
Pandemi... 
Koskocaman bir şekilde, tüm dünyayı sarıp sarmaladı! 
Ülkeler yönetilirken zorlandı! 
Ve tabi bizim ülkemiz de oldukça zorlandı! Mevcut iktidara muhalif olduğum aşikar! Siyasetini beğenmediğim de alenen ortada. Bu süreci de daha önceki yıllarda olduğu gibi, yüzlerine gözlerine bulaştırdı hükümet. En basitinden; dünya salgından kırılırken yönetenler benden aldıkları paralar ile beni kurtarmaya kalkmamalıydı. Hadi kalktılar diyelim, ben buna inandım diyelim; kendi vatandaşı açlık ile mücadele ederken, başka ülkelere yardım yapmamalıydı! 
*
Velhasıl kelam ulusal yönetim felaket! Yerel yönetime gelecek olursak; ki bizzat ben, kendim mücadele ettim kazanmak için, adayım için, partim için, dişimi tırnağıma takıp, bizzat çalıştım. O yüzden her türlü yorumu kendimde hak görüyorum. Bizler yüz yıllık partimizi, yüz günlük adamlara bırakmak için gelmedik bu günlere! O yüzden yerel yönetim için diyeceğim şu ki; bırakın yönetimin başındaki Başkan’a da yönetsin kenti! Her teklifine, her sunduğuna, her söylediğine yok demek, hayır demek ne demek acaba? 
*
Ben memur çocuğu olduğum için, ülkemin her yerinde yaşadım. Ancak; Mersin bir sevdadır benim için. Ben; Mersin’in yerlisiyim. Mersin’e yapılacak her kötü işin karşısında, her iyi işin yanındayım. Mesela; kesinlikle tasvip etmediğim yönetenler, ülkenin Partili Cumhurbaşkanı, Mersin için iyi bir şey yaparsa ben sevinir, destek veririm. Çünkü benim memleketime gelmiştir o hizmet. Körü körüne muhalif olmak yoktur benim dünyamda. Özetle onca yazdığımdan anladınız mı beni değerli okurlarım? Derdimi, sıkıntımı, söylemeye çalıştığımı anlatabildim mi? 
*
Yıl bitiyor diye başladım yazıma... 
Yılın son ayı, Aralık Ayı Meclisi’nden bahsetmek istiyorum. Mersin’e yazık edilmiş gibi gördüm. İzledim, dinledim! Yazık etmeyin Mersin’e lütfen! Hepimiz siyasi partilerimiz dışında ahbap, arkadaş, dostuz. Neden hunharca, körü körüne muhalefet ediyorsunuz? Yanında yol yürüdüğüm Büyükşehir Belediye Başkan’ı Sayın Vahap Seçer eğer yanlış bir hamle yapsaydı; kayıtsız, şartsız O’nu eleştirir, belki içerler ağlar, bir şekilde tepkimi belli ederdim. Yani anlamadığım şu: Kötü bir şey yapmamış. Kötü bir şey istemiyor. Neden her oylamada “Hayır” diyorsunuz? Mersin’e hizmet gelmemesi ya da gelmesi kimin yararına? Hııı... Belki vatandaş; “bu Başkan bir şey yapamadı” der, oy vermez, geçer gider. Ama; işin özü o değil ki! Memleketin hizmetsiz kalması asıl olan! Aşağı yukarı, hemen hemen herkes  o Meclis’te Mersin’li. Kendi memleketine hizmet gelmesini engellemek kimin işine geliyor? Bana bunu bir açıklar mısınız? 
*
Mesela siz Sayın Akdeniz İlçe Belediye Başkanı? Önce Metro Projesi için beğenmemek, sonra beğenmek, önce istememek, sonra istemek, önce öyle deyip, sonra böyle demek hiç yakışık alıyor mu? Hemşehrimsiniz! Samimiyetinize sığınarak soruyorum hiç yakışıyor mu? Uyguladığınız Genel Merkez Politikası ise; yanlış! Kendi düşünceniz ise; daha da yanlış! Ama; derseniz ki makaslanıp, kesip, biçip servis edilmiş söylediklerim o daha da yanlış. Hatta çok çirkin! Ama; siz yine de yapmayın! Meclis vatandaşa hizmetin ulaşmadan önceki karar alınan yerdir! Kavgalarla red ederek hizmetleri absorbe etmeye hiç gerek yok! 
*
Peki ya hiç faydası olmayan sendika? Neden ona da “Hayır” dendi acaba? Yoksa sendika yönetimindekilerin çoğu Cumhur İttifaklı üyelerden mi oluşuyor? 
Yapmayın efendiler! Memlekette açlıktan intihar eden vatandaşlar varken, üç yüz (300) bin lira neden ödensin? Yapmayın! Günahtır! İşçinin, işverenin hakkı diyorsanız, öyle olmuyor o işler! Bir ara ayrıca anlatır, hatırlatırım! Neyse; ben gırtlak patlatsam da, kalemimi zorlasam da olan oldu artık! Ödenecek o para! 
*
Bir de “Kadın ve Çocuk” mevzusu var! Ki; o benim de en az ülkem kadar hassas noktam, beni derinden yaraladı! Oysa gönül işiydi! BARO ile birlik olup, protokol imzalanacaktı! Ona da yok dendi! Bu kadar zor olmamalı ya? Bu kadar körü körüne muhalif olunmamalı! 
*
Son olarak; logolu araç tartışmasına da değineceğim... Bir araç listesi var. Envantere kayıtlı olan araçlar, bir de kayıtlı olmayıp kiralık olan araçlar var! Eee? Plakası söylenen araçlar bu listede yok! O zaman bu bir komplo mü? Bu bir şaka mı? Önceden iş yapan özel firmalar, çalıştığı dönemlerde yapıştırmış olamaz mı? Ve iş bitince sökmeleri gerekirken, sökmedilerse, bir kaç kişinin pervasız, saygısız hatta tabir-i caizse saçma sapan davranışları koskoca kente mal edilmeli mi? Edilmemeliydi bence! 
*
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Vahap Seçer; bu kentin çoğunluk oyunu alarak gelmiş bir Başkan’dır! Vatandaş ona inanmış, güvenmiştir! Sizleri de oraya getirmiştir ki; birlikte bize, seçmene istediklerini verin diye! 
Yapmayın efendiler! 
Kıymayın bu kente! 
Mersin her yönüyle bakir kalmış, midye kabuğunun içindeki bir inci gibidir! Yapmayın! Zorlamayın Sayın Seçer’i!
Soruyorum size Sayın Seçilmiş’ler! Memleketimize hizmet için mi geldiniz? Yoksa; hizmeti baltalamak için mi? 
Yapmayın! 
Birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde kent için el ele verip çalışın, çalışalım! Yetki verin! İzin verin! Hayat zor! Yönetmek zor! Ama; inanın tabandaki halkın hali her şeyden daha da zor...
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR