“HANGİ YÜZLE KONUŞUYORSUN” Kocamaz!

Gündem 20 Ağustos 2020 13:26
Videoyu Aç “HANGİ YÜZLE KONUŞUYORSUN” Kocamaz!
A
a

“HANGİ YÜZLE KONUŞUYORSUN” Kocamaz!

İnsanda biraz sıkılma, utanma duygusu olsa, önce kendisini bir yoklamadan geçirir.

Geriye dönüp baktığında her insanın utanacağı, üzüleceği, hayıflanacağı birçok anısı vardır.

Bu istenmeyen anılar insanın karşısına geldiğinde, önce kendisini bir gözden geçirmelidir.

Burhanettin Kocamaz; Tarsus gibi sanayinin, ticaretin, tarım ve insan zenginliğinin önemli İlçelerinden birinde, tam dört dönem Belediye Başkanlığı yaptı.

Kocamaz’a sormak lazım; üç yüz elli binin üzerinde bir nüfusa sahip olan Tarsus için, Allah aşkına ne yaptın?

Kocamaz! Allah aşkına elini vicdanına koyarak konuş; gerçekten yirmi yıl “imparator” gibi yönettiğin Tarsus’a ne yaptın?

İsraflarından bir örnek olarak, milyon dolarları verip aldığın helikopteri, istersen bu sefer kirala ve Tarsus’un üzerinde bir dolaş.

Emanet ettiğin Şevket Can’ın da, beş yılını ekle ve elini vicdanından çekmeden, Tarsus’un sokaklarına, caddelerine, parklarına, gecekondularına bir göz at.

Çarpık bir şehirden başka ne görebilirsin! Övünebileceği ne var Allah aşkına?

Beş yıllık Büyükşehir Belediye Başkanlığın döneminde üç battı çıktı, biraz yol, biraz kaldırım, betonlaştırılmış kültür park ve bol bol yüksek harcamalı fuarlar, konserler, turnuvalar dışında ne yaptın?

“Neredeyse 1,5 yıl geçti. Henüz ortada herhangi bir eseriniz yok! Sadece geçmişi eleştirerek ve borç borç diyerek, yapılmış hizmetleri kötüleyerek nereye kadar gideceksiniz.” Diye sesleniyorsunuz Kocamaz!

Empati yaparak kendimi senin yerine koysam, gerçekten çok “utanırım”!

Yirmi yıl İller Bankasından nüfusa göre gelen yüksek pay ve yerelden topladığın gelirlerin bir çetelesini kamuoyuna bir açıkla. Sonra, yaptıklarınla bir kıyasla bakalım. Kıyasladığında karşına ne çıkar bir düşün! Ya da aynı ölçekteki ilçelerini cazibe merkezi yapan Antep, Eskişehir, Antalya gibi bazı ilçe belediyelerini bir gezerek incele. Belediyeciliğin nasıl yapıldığını gör ve hayıflan!

“Atatürk’e hakaret etmeyen herkes bizim partiye gelebilir” Diyorsun! Peki, Tarsus’ta kafe ve Restoranların kapanmasına neden olacak uygulamalarınla, Tarsus’un modern yapısını nasıl gerilere götürdüğünü hiç düşündün mü?  “Tarikatçı olduğun” söylem ve iddialarının kol gezdiği Tarsus’ta, hangi “Atatürkçülük ”ten bahsedilebilir?

Şehirde doğup büyümekle kentli olunmuyor. İnsanın kafasının ve ufkunun da “Kentli” olması gerekiyor.

Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’ in, ilk günden bugüne meclis ve toplantılardaki sizin için söylemlerini araştırdım.

Seçer’ in size karşı en ağır ifadeleri; israf olarak değerlendirdiği yüksek faizli borçlanma, çalışmadan kiralanan iş makineleri, şişirilmiş vasıfsız ve işe gelmeden maaş aldığı iddia edilen kişiler, boz yap kaldırımlar vs.

Ve birde en önemlisi, “Kim kul hakkına el uzatmışsa haram olsun” söylemleri oldu.

Ayrıca, sizinle dört yıl aynı partide kucaklaşanlar, işiniz bittiğinde size karşı her meclis oturumunda getirdikleri ağır eleştirileri, yolsuzluk iddialarını, “hakarete varan saldırılarını” vakur bir şekilde, devlet adamı edasıyla oyuna gelmeden cevaplayan, yine de Başkan Seçe oldu. Belge sunmayan ve sadece “laf ebeliği” yapanların tezgâhına düşmedi.

“Minareyi çalan kılıfını uydurur” misali. Hile-hurdalar evrak üzerinde olmayacağını herkes bilir. Bu tür altı doldurulamayan iddiaları, yine Başkan Vahap Seçer göğüslemek durumunda kaldı.

İddialarla belediyenin yönetilemeyeceğini bilecek kadar devlet deneyimi ve bilgisi olan Başkan Seçer, haklı olarak belge istedi. Sizin yüzünüzden ağır ithamlarla karşılaştı. “Kocamaz’ı koruyorsun” dediler.  Kendi partisinden bile, “ Kocamaz’ı neden mahkemelerde süründürmüyorsun” eleştirileri geldi.

Bıraktığın üç milyarlık borcun, bir milyarını bir yıl içinde ödeyen Başkan Vahap Seçer’e dil uzatıyorsan, söylenecek hiçbir şey yok!

Burhanettin Kocamaz İlçeleri gezdiğinde; içme suyu, kanalizasyon, arıtma ve yol çalışmalarını gördüğünde ve Erdemli ilçesindeki Başkan VAHAP Seçer sevgisiyle karşılaştığında, ne söyleyecek çok merak ediyoruz.

Başkan Seçer; deneyim ve asaletiyle ucuz kahramanlık yapmadı. Yeri geldiğinde ve yapılan israfları gördüğünde dayanamadı ve “ Kul hakkı ”nı gündeme getirdi.

Burhanettin Kocamaz’a sormak lazım; siz ilk belediyeye başladığınızda ne kadar mal varlığınız olduğunu ve şimdiki durumunuzu açıklayabilir misiniz?

Bunu herkes gönül rahatlığıyla söylemelidir. Kendine güvenen kişi, aleni olarak “Kim kul hakkına el uzatmışsa haram olsun, hayrını görmesin” diyebilmelidir. Kocamaz, kendi döneminde “Besleme” olarak etrafında dolaşan sözde gazetecilerden bir iki kişinin “Güzellemesi” ne uyarak sert çıkması! kendi lehine değildir.

Burhanettin Kocamaz başını yastığa bıraktığında, gönül rahatlığıyla uyuyabiliyorsa, kul hakkını yemediğini söyleyebiliyorsa, elde ettiği zenginliği alın teriyle, emeğiyle çalışarak kazandığını inandırarak anlatabiliyorsa; bizde kendisine sağlık ve esenlik dilemekten başka diyeceğimiz hiçbir şey olamaz.

Kendisinin de çok kullandığı bir söz vardı, “Hırs aklının önüne geçmemelidir”

Çok doğru bir söylem.

Bir insan; nerede oturup kalkacağını, söylediği sözün nereye varacağını, hırs yapmanın kişiyi kendinden uzaklaştıracağını, her şeyin sonradan elde edilen maddi zenginlik olmadığını bilmelidir.
 

İnsanda biraz sıkılma, utanma duygusu olsa, önce kendisini bir yoklamadan geçirir.

Geriye dönüp baktığında her insanın utanacağı, üzüleceği, hayıflanacağı birçok anısı vardır.

Bu istenmeyen anılar insanın karşısına geldiğinde, önce kendisini bir gözden geçirmelidir.

Burhanettin Kocamaz; Tarsus gibi sanayinin, ticaretin, tarım ve insan zenginliğinin önemli İlçelerinden birinde, tam dört dönem Belediye Başkanlığı yaptı.

Kocamaz’a sormak lazım; üç yüz elli binin üzerinde bir nüfusa sahip olan Tarsus için, Allah aşkına ne yaptın?

Kocamaz! Allah aşkına elini vicdanına koyarak konuş; gerçekten yirmi yıl “imparator” gibi yönettiğin Tarsus’a ne yaptın?

İsraflarından bir örnek olarak, milyon dolarları verip aldığın helikopteri, istersen bu sefer kirala ve Tarsus’un üzerinde bir dolaş.

Emanet ettiğin Şevket Can’ın da, beş yılını ekle ve elini vicdanından çekmeden, Tarsus’un sokaklarına, caddelerine, parklarına, gecekondularına bir göz at.

Çarpık bir şehirden başka ne görebilirsin! Övünebileceği ne var Allah aşkına?

Beş yıllık Büyükşehir Belediye Başkanlığın döneminde üç battı çıktı, biraz yol, biraz kaldırım, betonlaştırılmış kültür park ve bol bol yüksek harcamalı fuarlar, konserler, turnuvalar dışında ne yaptın?

“Neredeyse 1,5 yıl geçti. Henüz ortada herhangi bir eseriniz yok! Sadece geçmişi eleştirerek ve borç borç diyerek, yapılmış hizmetleri kötüleyerek nereye kadar gideceksiniz.” Diye sesleniyorsunuz Kocamaz!

Empati yaparak kendimi senin yerine koysam, gerçekten çok “utanırım”!

Yirmi yıl İller Bankasından nüfusa göre gelen yüksek pay ve yerelden topladığın gelirlerin bir çetelesini kamuoyuna bir açıkla. Sonra, yaptıklarınla bir kıyasla bakalım. Kıyasladığında karşına ne çıkar bir düşün! Ya da aynı ölçekteki ilçelerini cazibe merkezi yapan Antep, Eskişehir, Antalya gibi bazı ilçe belediyelerini bir gezerek incele. Belediyeciliğin nasıl yapıldığını gör ve hayıflan!

“Atatürk’e hakaret etmeyen herkes bizim partiye gelebilir” Diyorsun! Peki, Tarsus’ta kafe ve Restoranların kapanmasına neden olacak uygulamalarınla, Tarsus’un modern yapısını nasıl gerilere götürdüğünü hiç düşündün mü?  “Tarikatçı olduğun” söylem ve iddialarının kol gezdiği Tarsus’ta, hangi “Atatürkçülük ”ten bahsedilebilir?

Şehirde doğup büyümekle kentli olunmuyor. İnsanın kafasının ve ufkunun da “Kentli” olması gerekiyor.

Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’ in, ilk günden bugüne meclis ve toplantılardaki sizin için söylemlerini araştırdım.

Seçer’ in size karşı en ağır ifadeleri; israf olarak değerlendirdiği yüksek faizli borçlanma, çalışmadan kiralanan iş makineleri, şişirilmiş vasıfsız ve işe gelmeden maaş aldığı iddia edilen kişiler, boz yap kaldırımlar vs.

Ve birde en önemlisi, “Kim kul hakkına el uzatmışsa haram olsun” söylemleri oldu.

Ayrıca, sizinle dört yıl aynı partide kucaklaşanlar, işiniz bittiğinde size karşı her meclis oturumunda getirdikleri ağır eleştirileri, yolsuzluk iddialarını, “hakarete varan saldırılarını” vakur bir şekilde, devlet adamı edasıyla oyuna gelmeden cevaplayan, yine de Başkan Seçe oldu. Belge sunmayan ve sadece “laf ebeliği” yapanların tezgâhına düşmedi.

“Minareyi çalan kılıfını uydurur” misali. Hile-hurdalar evrak üzerinde olmayacağını herkes bilir. Bu tür altı doldurulamayan iddiaları, yine Başkan Vahap Seçer göğüslemek durumunda kaldı.

İddialarla belediyenin yönetilemeyeceğini bilecek kadar devlet deneyimi ve bilgisi olan Başkan Seçer, haklı olarak belge istedi. Sizin yüzünüzden ağır ithamlarla karşılaştı. “Kocamaz’ı koruyorsun” dediler.  Kendi partisinden bile, “ Kocamaz’ı neden mahkemelerde süründürmüyorsun” eleştirileri geldi.

Bıraktığın üç milyarlık borcun, bir milyarını bir yıl içinde ödeyen Başkan Vahap Seçer’e dil uzatıyorsan, söylenecek hiçbir şey yok!

Burhanettin Kocamaz İlçeleri gezdiğinde; içme suyu, kanalizasyon, arıtma ve yol çalışmalarını gördüğünde ve Erdemli ilçesindeki Başkan VAHAP Seçer sevgisiyle karşılaştığında, ne söyleyecek çok merak ediyoruz.

Başkan Seçer; deneyim ve asaletiyle ucuz kahramanlık yapmadı. Yeri geldiğinde ve yapılan israfları gördüğünde dayanamadı ve “ Kul hakkı ”nı gündeme getirdi.

Burhanettin Kocamaz’a sormak lazım; siz ilk belediyeye başladığınızda ne kadar mal varlığınız olduğunu ve şimdiki durumunuzu açıklayabilir misiniz?

Bunu herkes gönül rahatlığıyla söylemelidir. Kendine güvenen kişi, aleni olarak “Kim kul hakkına el uzatmışsa haram olsun, hayrını görmesin” diyebilmelidir. Kocamaz, kendi döneminde “Besleme” olarak etrafında dolaşan sözde gazetecilerden bir iki kişinin “Güzellemesi” ne uyarak sert çıkması! kendi lehine değildir.

Burhanettin Kocamaz başını yastığa bıraktığında, gönül rahatlığıyla uyuyabiliyorsa, kul hakkını yemediğini söyleyebiliyorsa, elde ettiği zenginliği alın teriyle, emeğiyle çalışarak kazandığını inandırarak anlatabiliyorsa; bizde kendisine sağlık ve esenlik dilemekten başka diyeceğimiz hiçbir şey olamaz.

Kendisinin de çok kullandığı bir söz vardı, “Hırs aklının önüne geçmemelidir”

Çok doğru bir söylem.

Bir insan; nerede oturup kalkacağını, söylediği sözün nereye varacağını, hırs yapmanın kişiyi kendinden uzaklaştıracağını, her şeyin sonradan elde edilen maddi zenginlik olmadığını bilmelidir.

​DERŞAH NAR

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR